Eki
27
Moreno, Psikanaliz ve Psikodram
eskidefterim Pazar, 07 Kasım 2010 19:34 PDF Yazdır e-Posta

 

Moreno'ya inanmıyorum. Psikodram hangi ruh düğümünü çözebilmiş? Şuuraltı. Şuuraltı, biyolojiğin saltanat sürdüğü uçurum. Hayatı yaşanılır hâle getirmek için, acılarımızın çok reel kaynaklarından uzaklaşıp, meçhûlden hatta belki de muhayyelden ummak. Psikanalizde de, psikodramda da şarlatanlığın payı çok büyük. Ödip kompleksi bile nesiller arasındaki anlaşmazlıktan doğmuyor mu?

Psikozların kökünü şuuraltı'nın lağımlarında aramak niye? İnsan, insan gibi yaşayabiliyor mu? Cemiyet, ferdin bütün soluk alma ve gelişme imkânlarını elinden aldıktan sonra: "sen hastasın dostum" diyor, "senin komplekslerin var." Kanına mikrop enjekte eder gibi mikrop enjekte ediyoruz insanlara. Sanki bütün dertlerimizin kaynağı beşikte annemize beslediğimiz itiraf edilmez şehvet, babamıza karşı duyduğumuz hayvanca kıskançlık. Bunları şuur sathına çıkarınca herşey düzelecek. Aç, açlığı unutacak; âşık, sevgilisinin ihanetini; ezilen, uğradığı mezelletleri.. "Angoisse"larımızın nedenleri öylesine açık ki psikanalizci çok defa şaşırtıyor insanı. Âdeta yanlış hedefler göstererek oyalıyor. Hayatını alınteri ile kazanan ve araba izinden uzaklaşmayan küçük insanların şuuraltı yok. Bir çorba ve bir kadın. Ancak başkalarının sırtından geçinen, her istedikleri kolayca gerçekleşen mutlularda gelişiyor şuuraltı. Göbeğine bakıp Tanrı'yı görmek gibi birşey bu.

Bugünkü bilgilerimle psikanalizi de, psikordam'ı da "mit" sayıyorum. Para getiren bir mit. Ve her mit gibi kilisesi, rahipleri, âyinleri var bu mit'in de. Mit demek, gerçeğin tefsiri demek. Bu alandaki çalışmaların çağdaş psikolojiye hiçbir aydınlık getirmediğini söylemek de eşeklik olur.

Cemil MERİÇ

Jurnal, Cilt 1, s. 142

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile