JURNAL 1 - Şiirimiz ve kadın
Kadının esir pazarlarında alınıp satıldığı bir ülkede, hassasiyetinden başka hazinesi olmayanların kaderi, gözyaşlarını incileştirmek. Aşk hiçbir edebiyatta Şark’taki kadar karanlık, çileli ve dikenli değildir. Ve bütün Türk şiirinde adı dudaktan dudağa dolaşan tek kadın yok. Neden? Cemiyette olmadığı için. Türk kadını kafes arkasından
sokak ortasına fırlatıldı. Avrupa kadını gibi salondan geçmedi. Eskiden yalnız dişiydi. Olgunlaşmasına vakit bırakmadan hayat arabasına koştuk. Ondan nefes nefesedir. Batı’da kadın Rönesans’tan beri erkeğin yanı başında duyan, düşünen düşündüren bir arkadaş. Eski Yunan ve Roma’da da öyleydi.
Cemil MERİÇ, JURNAL 1, s.336-337



