Eki
27
Moreno, Psikanaliz ve Psikodram
eskidefterim Pazar, 07 Kasım 2010 19:34 PDF Yazdır e-Posta

 

Moreno'ya inanmıyorum. Psikodram hangi ruh düğümünü çözebilmiş? Şuuraltı. Şuuraltı, biyolojiğin saltanat sürdüğü uçurum. Hayatı yaşanılır hâle getirmek için, acılarımızın çok reel kaynaklarından uzaklaşıp, meçhûlden hatta belki de muhayyelden ummak. Psikanalizde de, psikodramda da şarlatanlığın payı çok büyük. Ödip kompleksi bile nesiller arasındaki anlaşmazlıktan doğmuyor mu?

 
Eki
27
Ali Şeriati - Dine Karşı Din
Cuma, 28 Ocak 2011 18:26 PDF Yazdır e-Posta

Kitap şu alıntıyla başlıyor:

Bu oğlum nasıl yaşayabilecek, kendini nasıl toparlayabilecek. Zavallı eşi ve çocukları elinden neler çekecek. Bu, yemek yemesini bile beceremiyor. Ağzına yemek verilmesi gerekir. Para biriktiremiyor. Günde beş tümen yiyor ve günde altı yedi tümen de kaybediyor. Sanki Allah bunu Kızıl Kale zindanlarında bir hücreye atılsın, etrafı kitaplarla dolsun, yanına bir kül tablası ve bol miktarda sigara konsun diye yaratmış.

-Babası Muhammed Taki Şeriati

Şeriati bu kitabıyla, tarih boyunca dinin din ile savaşım verdiğini ve asla din ile dinsizlik arasında bir savaşın yaşanmadığını anlatmaya çalışıyor. Yani bilinenin aksine dinsizlik ile din değil, dine karşı din savaşmıştır diyor. Bunu şöyle açıklıyor:

Çünkü tarih, dinin mevcut olmadığı bir dönemden söz etmediği gibi, dinsiz bir toplumun varlığına dair bir bilgiye de yer vermemektedir. Hiçbir millette, hiçbir dönemde, toplumsal değişimlerin hiçbir aşamasında ve hiçbir yerde dinsiz bir insan olmamıştır. (Sayfa: 36)

 
Ara
23
İnsan - Ali Şeriati
ehe Perşembe, 03 Haziran 2010 08:00 PDF Yazdır e-Posta

Sen insandın, Adem’in çocuğuydun, ama tarih, hayat, insanlık dışı toplumsal düzen seni değiştirdi, başkalaştırdı, kendinden, fıtratından uzaklaştırdı, seni sana yabancılaştırdı.

İnsandın Allah’ın halifesiydin, Allah’ın sohbetdaşı idin, Allah’ın yakınıydın. Sana Allah’ın ruhu üflenmişti. Allah’ın özel öğrencisiyidin, bütün isimleri Allah sana öğretmişti. Kalemle sana öğretti. Seni, kendine benzer şekilde yarattı. Seni yaratınca ödül olarak uzaktaki ve yakındaki bütün melekleri senin ayaklarına kapandırdı. Hepsini sana boyun eğdirdi. Yeri ve göğü senin güçlü ellerine emanet etti. Yanına geldi, kendi özel emanetini senin omuzlarına yükledi. Seninle sözleşti. Seni, senin toprağına  gönderdi. Hakiki fıtratına kavuşturdu. Seninle evdaş oldu ve ne yapacağını görmek için seni gözetlemeye başladı.

 

 
Ara
09
Dublörün Dilemması - Murat MENTEŞ
Ahsen Erkul Çarşamba, 09 Aralık 2009 13:36 PDF Yazdır e-Posta
Ya rabbim, senin huzuruna bu kılıkta çıktığım için beni bağışla. Haddimi aştığımı seziyorum Allah'ım. Kabalık ettiğimin farkındayım. Üzgünüm, Sana bu yapay elleri açarak dua ediyorum fakat bunu küstahlığımın değil, acizliğimin delili say. Tarumar yüreğime bak ya rabbim: senin lütfunla (sanırım) halâ bana ait olan yüreğime bak…

-Ortaköy camii karadan koptu ve boğazın sularında yüzmeye başladı.

Belki de senin nazarında sevimliliğimi gitgide kaybediyorum Allah'ım. Ne olur Ferruh Ferman'ın günahlarının cezasını bana çektirme. Benimkilerin yeterince çok olduğu malum…

-150 yaşındaki cami az kalsın bir şilebe tosluyordu. Eğer çarpsaydı herhalde 1894 depremindekinden çok daha büyük bir hasara uğrardı.

 
JURNAL 1 - Şiirimiz ve kadın

Kadının esir pazarlarında alınıp satıldığı bir ülkede, hassasiyetinden başka hazinesi olmayanların kaderi, gözyaşlarını incileştirmek. Aşk hiçbir edebiyatta Şark’taki kadar karanlık, çileli ve dikenli değildir. Ve bütün Türk şiirinde adı dudaktan dudağa dolaşan tek kadın yok. Neden? Cemiyette olmadığı için. Türk kadını kafes arkasından